Site AnasayfaAnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (PSİKOLOJİ BİLİMİNİN DOĞASI)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
osmndrmz
moderatör
moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 48

MesajKonu: PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (PSİKOLOJİ BİLİMİNİN DOĞASI)   Paz Tem. 12, 2009 7:07 pm

PSİKOLOJİYE GİRİŞ
Dr. Hasan Kaplan





Psikoloji Biliminin Doğası


• Psikoloji Nedir?
• Psikoloji hangi arastirma yöntemleleri kullanır?
• Psikoloji okumanın yararı nedir?
• Psikoloji, insan davranışlarını inceleyen bir bilimdir,
o insan merak eden, öğrenme ihtiyacında olan bir varlıktır;
o hem kendini hem de kendi dışındaki dünyayı anlamak ister.
# Elde ettiği bilgiler de onun çevresine uyumunu kolaylaştırır.
o İnsan yalnızca çevresini, dış dünyayı değil, kendisi île ilgili olayları-da merak eder.
# "insan nedir" sorusuna cevap arar. Bu sorunun cevabını aslında bildiğini zanneder.
# Oysa insan hakkında bilgimiz düşündüğümüzden azdır.
• İnsan, felsefenin, dinlerin, antropoloji, etnoloji, biyoloji, sosyoloji gibi çeşitli alanların konusu olmuştur,
# insanı inceleyen alanlardan biri de psikolojidir. Psikoloji,
o insanın neden, niçin ve nasıl davrandığını araştırır.
Psikolojinin Tanımı
• Psikoloji psyche (nefes, ruh, zihin) ve logos (düzenli söz, bilgi) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Kelime anlamı "ruh bilgisi"dir.
o Ancak değişik tanımlar verilmesine rağmen o, en genel anlamda
# "organizmanın davranışlarım inceleyen pozitif bir bilimdir."
# Tanymda geçen kavramlary kysaca açyklayalym.
ORGANİZMA
• Organizma :
o Geniş anlamıyla her türlü canlıdır. Psikolojinin organizma teriminden anladığı hayvan ve insandır. Psikolojinin asıl amacı insanı incelemektir.
Bazı nedenlerle; (deney aracı olarak. İnsan davranışlarıyla karşılaştırmak amacıyla) hayvanlar da psikolojinin konusu olmuştur.
DAVRANIŞ
o Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir.
# Yemekö ıçmek, uyumak vb.
o işte "bu davranıştır" dediğimiz; insanların yapıp-etmeleri, davranışın gözlenebilir yanıdır.
o Davranışın ortaya çıkması için insanın zihninden bir şeylerin (düşünme, problem çözme, duygulanma, anlama, algılama v.b) geçmesi gerekir. işte bu işlemlere zihinsel oluşumlar adı verilir.

Rüya görmek, hayal kurmak düşünmek, duygulanmak bir davranış mıdır



BİLİM
o Belirli bir alanda bilimsel yöntemlerle yapılan çalışmalar sonucu elde edilen organize bilgiler kümesi, düzenli bilgiler elde etme sürecidir.
# Tanımda belirtildiği gibi bilim sadece olmuş bitmiş bilgiler yığını değil, aynı zamanda devam eden çalışmaları da içerir.
BİLİM
Bilgi : Süje-obje ilişkisinin sonucudur.
Süje : Bilen varlık. Yani bilgi ilişkisindeki insan.
Obje : Bilginin konusu olabilen herşey.
o Belirli alanda elde edilen her bilgi, bilim değildir. Bilgilerin bilim olabilmeleri için bazı koşullara uygun olması gerekir.
o Her bilimin kendisine has bir konusu vardır.
o Her bilim bilimsel yöntemlerle araştırmasını gerçekleştirir.
o Bilim, objektiftir. Elde edilen bilgiler, başka araştırmacılar tarafından test edildiğinde de aynı sonuçlara varılır.
o Bilim, olayların neden - sonuç ilişkisini araştırır.
o Bilim genellemelere varmayı amaçlar. Bu genellemeler, bilimsel yasa veya bilimsel teori olarak ifade edilirler.
# Fizik, kimya, biyoloji, psikoloji, sosyoloji gibi olgulara dayanan, olgulara deneysel yöntemlere açıklayan bilimlere pozitif bilim denir.
Psikolojinin Amaçları
• Her bilim dalının bir amacı vardır,
o örneğin; fiziğin amacı farklı olayları en genel yollarla, matematik ifadelerle açıklayan doğa yasaları ya da temel ilkeleri ortaya çıkarmaktır.
• Psikolojinin de amacı organizmanın, özellikle insanın
davranışlarını inceleyerek genel yasalara varmaktır.
• Her bilim dalının belirli çalışma alanı vardır. Psikolojinin çalışma alanı insan davranışlarıdır.
# İnsan davranışlarının ne olduğunu, nasıl olduğunu, niçin olduğunu araştırmak, araştırma sonuçlarından hipotez, yasa, teorilere varmak psikolojinin görevidir.
• İnsan bir canlı olarak çevresine uyum sağlamak ister. Psikoloji de elde ettiği yasaları yine insana uygulayarak onun davranışlarını açıklayabilir, önceden kestirebilir, kontrol edebilir.
o Böylece, insana çevresine uyum sağlamasında yardımcı olabilir.
• Günümüzde psikolojinin bulgularından, çok değişik alanlarda yararlanılır
o Eğitim, tıp, endüstri, ekonomi gibi olaylarda psikolojik bilgiler, insanların daha başarılı olmasını sağlamaktadır.
# Büyüme, gelişme, yetenekler, ilgi, zeka, heyecan,bellek, düşünme, örenme konularında elde edilen psikolojik bilgilerin eğitim alanında kullanılması ile bu alanda basan yükselmiş, daha sağlıklı, daha modern bir eğitim anlayışı gelişmiştir.
Psikolojide Ekoller ve Yaklaşımlar
• 1879 da Alman psikolog VVILHELM WUNDT tarafından Leipzig'de kurulan psikoloji laboratuvarı ile psikoloji deneysel bilim dalı olma unvanı kazanmıştır. İlk psikoloji deneyleri burada yapılmıştır.
• Psişik olaylar fizik olayları gibi incelenmeye çalışmıştır.
• Daha sonra Avrupa'nın değişik yerlerinde ve Amerika'da da birçok psikoloji laboratuarı açılmıştır.
• Ekol : (school-okul) Belirli alanlarda belirli yöntem ve görüşleri benimseyenlerin oluşturduğu birlik; düşünce akımları yani '....izm' lerdir.
• Yaklaşım : (Approach) incelenen konuya bakış biçimleriyle birbirinden ayrılan ana doğrultulardan her biri.
• İç gözlem : İnsanın kendini
incelemesi.
• Psikoloji, felsefeden ayrılıp bağımsız bir bilim haline geldikten sonra – kısmen de olsa- bazı filozofların düşünce biçimlerinin etkisinde kalmıştır.
o Sistem veya ekol halinde gelişen psikoloji akımlary ortaya çıkmıştır.
Ekoller
• Ekoller genellikle tek yanlı görüşlerdir.
• incelemek istedikleri konuyu temel ö?eter açısından ele alırlar.
• Determinist anlayıştadırlar.
• Psikolojinin belli başlı ekolleri;
o Strukturalizm (yapısalcılık-zihin yapısı ile ilgili psikoloji)
o Fonksiyonalizm (işlevselcilik-zihin göreviyle ilgili psikoloji),
o Behaviorizm (davranış psikolojisi),
o Psikanalitik Psikoloji,
o Geştalt Psikolojisidir.
• Yirminci yüzyıl psikolojisi zihinsel süreçleri açıklamak için iç gözlem yöntemini kullanan yapısalcılıkla başladı.
• Daha sonra Psikanalitik psikoloji gelişti.
• Yapısalcılığa karşı olan davranışçılık ve geştalt psikolojisi gibi akımlar ortaya çıktı.
• Daha önceki okulların tek yanly determinist (belirleyici) görüşlerine tepki olarak da hümanistik (insancı psikoloji do?du.
o II. Dünya Savaşı sıralarında ise ekoller önemini kaybederek, görüşler yavaş yavaş birbirine yaklaştı.
o Teorisyenler ve araştırmacıların aynı miktarda katkıda bulunduğu çoğulcu anlayış, ekollerin tek yanlı anlayışı yerine geçti. Psikolojinin günümüzdeki durumunu daha iyi anlamamız için ekol ve yaklaşymları kısaca gözden geçirelim:
Strukturalızm (Yapısalcılık)
• 1879 da Wilhelm VVundt'un psikoloji laboratuvaryny kurmasy ile deneysel psikolojinin temelleri atylmy?tyr. Wundt, ilk çali?malarinda duyum ve imgeleri ara?tirdi.
• O ve izleyenler karma?yk zihinsel ya?antylaryn yapy?ym incelemeye çaly?my?lardyr.
• Bu nedenle bu ekole yapysalcylyk denir, örnek aldyklary bilim daly kimyadyr.
• Kimyada, nasyl bile?ik maddelerin yalyn elementlerden olu?tu?u Çözümleme ile anla?ylyyorsa karma?yk bilinç olay-larynyn yapysal açydan çözümlenmesi ile de psi?ik olaylaryn daha iyi anla?ylyp açyklanabilece?ini ileri sürmü?lerdir.
• Onlara göre psikolojinin amacy, bilincin karma?yk yapy?ym çözümlemek, zihnin en yalyn ö?elerim ara?tyrmak ve bunlar arasyndaki ili?kileri bulup yasalar halinde formüle etmektir.
o Artyk duyumlar, algylar, anylar aboratuarda incelenmeye ba?lanmy?tyr.
• Yapysalcylaryn ara?tyrmalarynda kullandyklary yöntem, içgözlem (introspection) ve deney (experiment)dir. Temsilcileri Wundt ve Titchner’dir
Fonksiyonalizm( Işlevsellik)
• William James
• John Dewey
• Fonksiyonalizm (Islevselcilik)
• William James, James B. Angeli ve John Dewey gibi Amerikan filozoflarinin ve eğitimcilerinin oluşturdu?u ekoldür.
• Fonksiyonalistler, yapısalcıların görüşlerine karsı çıktılar. Onlara göre bilincin ne oldu?undan çok, ne için olduğunu bilmek önemlidir.
o Yani bilincin amacı ve işlevini bilmek asıl amaç olmalıdır.
# Bunlara göre insan davranışlarını anlamak için sadece bilinç olaylarını çözümlemek yoluyla incelemek yeterli değildir.
Fonksiyonalizm Işlevsellik (Devam)
• Bilinç incelenmelidir ama bunun yanında insanın çevresine uyumunda yardımcı olacak, öğrenme gibi uyum davranışları da incelenmelidir.
• Işlevselciler davranışı, çevreye uyum süreci olarak tanımlamışlardır.
• Bu ekolün amacı algılama, düşünme, duygulanma gibi içsel eylemlerin, hayatta karşılaşılan çeşitli problemlerin çözümlenmesine nasıl yardım ettiğini açıklamaktır.
• Işlevselciler eyleme ve yararcılığa dönüktür.
• Fonksiyoncular, yöntem olarak iç gözlem ve gözlemi kullanırlar.
• Davranıları, özel olarak da örenmeyi açıklamaya çalışırlar.
Behavıorısm (Davranıscılık)
• Behaviorism (Davranışçılık)
• Birinci Dünya Savaşı sıralarında behaviorist denilen bir grup Amerikan psikologu, yapısalcılığa ve işlevselciliğe karşı çıkmışlardır,
o Bilincin iç gözlem yöntemi ile incelenmesine kuşku ile bakan bu akım göre
# Bilinç hallerinin değil, ama davranışların, gözlenebilir durumların incelenmesi gereklidir.
# Yapı: Structur.
# Yapısalcılık: Structuralizm
# Objektif bilgi (Nesnel bilgi):
o Konusuna uygun bilgi örn. ‘2’ çift sayydyr, objektif bir bilgidir. ‘2’ uğursuz sayıdır, sübjektif bilgidir.
• Wilhelm Wundt
• Psikolojinin bilim haline gelebilmesi için gözlenebilir, ölçülebilir fenomenlerin doğa bilimlerinde kullanılan objektif ve bilimsel yöntemlerle incelenmesi gerekir.
• Gerek yapısalcıların, gerekse işlevcilerin kullandıkları iç gözlem yönteminin kullanılması bilime aykırıdır.
Davranışçı Ekol
• Davranışçıların önde gelen temsilcileri Watson, Pavlov ve Dashiel'dir.
• Bunlar bilinç kavramını bir yana bırakıp davranışları incelemişlerdir.
o Davranışçılara uyaran (stimulus)- tepki (response) psikologları da denir.
• Davranışçılara göre objektif tekniklerle gözlenebilen sadece çevresel uyarıcılarla, insanların bu uyaranlara karşılık gösterdikleri tepkilerdir.
• Pavlov
• J. B. Watson
• Davranışçılar gözlem ve deney yöntemini kullanırlar.
• Davranışçılar, organizma ve çevre ilişkilerinin insan ve hayvanlarda birbirinin aynı olduğu kanısındadırlar.
o Bu nedenle hayvanlar üzerinde psikolojik araştırmalar yaparlar
# örn Pavlov koşullu öğrenme deneylerini köpekler üzerinde yapmıştır
Psıkodınamık Yaklaşım
Psikoanalitik psikoloji
• 19. yüzyilin sonunda S.Freud'un öncülüğü ile
bir grup hekim, akıl ve ruh hastalıklarını psikolojik
açıdan incelemeye çalışmışlardır.
• Zira bu hastalıklardan birçoğunun fiziksel veya organik kaynakları bulunamıyordu.
o Hastalıkların kaynaklarının bulunmasında önce hipnoza başvurulmuş, daha sonraları da psikanaliz yöntemi geliştirilmiştir.
• S. Freud, akıl hastalıklarının psikolojik nedenlerini incelerken "Bilinçaltı"nı keşfetmiştir.
o Freud ve arkadaşlarş, psikoz ve nevrozların çoğunun, kişinin çocukluktan itibaren tatmin edilmemiş olan arzu ve ihtiyaçlarının baskı altına alınmasından, bilinç dışına itilmesinden meydana geldiğini öne sürmüşlerdir.
• Kliniklerde yaptıkları deneylerde bunu kanıtlamaya çalışmı?lardır
• Freud'a göre içsel yaşantılar bilinçlilik bakymyndan birbirinden farklı üç düzeyde bulunurlar.
• Bunlardan tam bilinç düzeyinde kişi, anılar, düşünceler, duygular gibi içsel yaşantılarının farkındadır. Bilinç tam olarak aydınlıktır.
• İkinci düzey bilinç öncesidir.
o Burası bilince yakın olan anıların, arzuların bir deposu gibidir.
o Kişi bunların farkında değildir ama istediği anda bilinç alanına çıkarabilir.
Bilinçaltı
Bulanık Bilinç
Tam Bilinç
• Üçüncü düzey ise bilinçaltıdır.
o Burada kişinin istediği zaman bilinç alanına çıkaramadığı, varlıklarından bile haberdar olmadığı duyguları, düşünceleri, anıları, dürtüleri bulunur.
o Bilinçaltında bulunan bu düşünceler yok olmazlar. Kişiyi rahatsız eder, davranışlarını şu ya da bu şekilde etkilerler.
# Bilinçaltı düşünceleri rüya ve hayallerde ortaya çıkar.
Bılıncaltı
Bulanık Bılınc
Tam Bılınc
• Freud'a göre anormal davranışlar, aslında insanların ruhsal çatışmalarından kurtulabilmek için başvurdukları çabalardır.
o Bu nedenle bu davranışlar asla anlaşılmayacak olan davranışlar değildir.
• Normal davranışlarla aralarında yalnızca bir derece farkı vardır.
• Freud ayrıca kişilik konusunda da yeni bir görüş getirmiştir
o insanın id-ego-Süper ego denilen üç yanını ve bunların etkileşimini incelemiştir.
• Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Psikanalitik psikologlar (Freud, Adler ve Jung) akıl hastalıklarını ve bilinç altını klinik yöntemlere ve gözleme başvurarak incelemişlerdir.
• Psikolojinin bulgularını hekimlik alanında kullanmışlardır.
Bilinçaltı
Nevrozlar
Dil Sürçmesi
Hatalar
Savunma Mekanizmaları
Direnme
Yansıtmalar
Şakalar
Rüyalar
Bilinçaltı
• id: İnsanın biyolojik yanı.
• Ego: İnsanın psikolojik yanı.
• Süper ego: İnsanın toplumsal yanı.
Geştaltçı yaklaşım (Bütünlük psikolojisi)
• Max Wertheimer, Kurt Kofka, Kurt Lewin gibi Alman psikologlarından oluşan psikoloji ekolüdür.
• Algi ve bellek konusunda incelemeler yapmışlardır
o iç gözlem, gözlem ve deney yönteminden yararlanmışlardır.
• Görü?leri özellikle eğitim alanında kullanılmaktadır.
Kavramlar
• Geştalt (Geştalt) : Bütün, biçim, yapı, anlamına gelir.
• Biçim (Geştalt) : Oluştuğu parçalar ve ilişkilerin toplamı ile açıklanamayan ve bunun üstünde bir bütünlüğü olan görünüm ya da yapı.
• Geştalt psikolojisinin temsilcileri davranışların bir bütün olduğunu, bunun parçalara ayrılamayacağını savunurlar.
• Geştalt psikolojisine göre parçaların bir bütünlük içinde anlam kazanması önemlidir.
o Örn: bir tablo, tuval, boya ve renklerin toplamından çok daha farklı bir şeydir.
# Tek tek anlamı olmayan parçalar bütünlük halinde anlam kazanır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
osmndrmz
moderatör
moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 48

MesajKonu: Geri: PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (PSİKOLOJİ BİLİMİNİN DOĞASI)   Paz Tem. 12, 2009 7:07 pm

Hümanistik (insancı yaklasım
• Çağdaş bir psikoloji akımıdır.
• Kurucuları Geştalt ekolünden etkilenmiştir
• Varoluşçu (existentialist) felsefe akımının görüşlerini benimsemişlerdir.
• Bu yaklaşımın öncü ve temsilcileri Rogers, Maslow, Sartre, Charolette Bühler, Frankl, Binswagner'dir.
• Davranışçı ve Psikoanalitik yaklaşımlara karşı görüşleri vardır.
o Özellikle insanı ele alışları açısından öteki ekollerden ayrılırlar.
• Bu yaklaşıma göre insan kendine göre bir değerdir, belli bir toplum düzeninin ya da iş örgütünün aracı haline getirilmemelidir.
o İnsan kendisinden, davranışlarından, oluşturacağı kimliğinden kendisi sorumludur. Hayatı kendisi için yaşamaya değer, anlamlı bir hale getirmek kişinin kendisine düşer.
o Ölümlü olan insanın hiçbir yaşantısı tekrar etmeyecektir.
# Geçmiş ya da gelecek değil, içinde yaşanılan an önemlidir.
• insan için bilim amaç değil, ancak araç olabilir, insanı tanırken dogmatik görüşlerden kaçınmak gerekir, insan davranışlarını denetim altına almak yerine, daha çok Özgürlüğe yer vermelidir, insanı anlamak için onun iç yapısını bilmek gerekir.
o Bunun için iç gözleme başvurmak zorunludur. İnsan cansız bir nesne olmadığından, dıştan bakılarak davranışları yorumlanamaz. Bu akım insanı, inceleme yöntemini getirmiştir. Psikolojiyi bir bakıma yeniden felsefeye yaklaştırmıştır.
• Psikolojinin amaçlarından biri insan davranışlarını kontrol etmektir. Oysa Hümanistik yaklaşımda olanlar, psikolojik kontrolün insanlığın zararına kullanılabileceği inancındadırlar. Örneğin, iyi insan yetiştirmek doğru bir amaç gibi gelebilir.
• Ancak bu konuda çok çeşitli görüşler ortaya atılabilir.



Bilişsel (Cognitive) yaklaşım
• Bilme ve biliş (cognition) olguları hep insanın ilgisini çekmiş, değişik yaklaşımların konusu olmuştur.
• Bilgi edinme ve bilinçli duruma gelme sürecinin öğrenme ve davranışı üzerine etkileri psikolojinin konusunu oluşturur,
Bilgi İşlemi
• Çağdaş biliş anlayışında iki yaklaşım göze çarpar. Bunlardan biri Bilgi İşlemi yaklaşımıdır.
o Bunda düşünceyi ve akıl yürütme süreçlerini açıklamak amaçtır.
• Bu yaklaşım, insan zihnini çeşitli programlara göre
o bilgi edinmek,
o bilgiyi işlemek,
o depolamak ve
o kullanmak
# üzere tasarlanmış gelişmiş bir bilgisayar sistemi olarak ele alır.
• Diğer yaklaşım Jean Piaget'nin çalışmalarına dayanan yaklaşımdır.
• Gelişme psikolojisi alanındaki çalışmaları ile tanınan Piaget, çocuğun yetişkinliğe değin bir dizi zihinsel gelişim evrelerinden geçtiğini savunmuştur.
• Piaget, çocukta dört gelişim evresi saptamıştır.
# Piaget'nin gelişme ile ilgili görüşleri eğitim anlayışında değişiklikler getirmiştir.
• Belli kavramların özümlenebilmesi için zihinsel gelişmede belli aşamaların tamamlanmış olmasının gereği anlaşılmıştır.
• Öğretmenin görevi, çocuğa yalnızca bilgi aktarmak değil, ona dünyayı keşfetmesinde rehberlik etmektir.
• A.B.D. li psikolog ve eğitimci Jerame S. Bruner, küçük çocuklarda algi, öğrenme, bellek gibi biliş biçimleri konularındaki çalışmaları ile eğitim alanlarında etkili olmuştur. Çalışmaları, ders programlarının yeniden düzenlenmesini sağlamıştır.
# Yordama: Bilimsel bilgiye ulaşmak üzere yapılan gözlem ve çözümlemelerde başvurulan kurallı işlemler sistemi.
# Biliş: Bilme olayı ile ilgili bir süreç, insanın bir nesne ya da olayın varlığına ilişkin bilgi ve bilinçli duruma gelme süreci.
• Gelişme Psikolojisi: Birey ya da birey gruplarını psikolojik gelişim açısından çeşitli aşamalarda gösterdikleri davranışların özelliklerini inceleyen psikoloji dalı.
• J-S. Bruner'e göre, bulun çocuklarda doğal bir merak ve değişik konulara ilgi vardır. Hangi gelişim aşamasında olursa olsun her çocuğa, uygun biçimde verilmesi koşuluyla her konuyu öğretmek mümkündür.
Biyolojik yaklasım
• Buna psikobiyolojik ya da biyopsikolojik yaklaşım da denilebilir. A.B.D.’li psikiyatr Adolf Meyer'in öncülüğünü yaptığı Psikiyatri Okulunun yaklaşımıdır.
• Meyer, insanı bütünselliği olan biyolojik bir birim olarak kabul eder.
• İnsan davranışlarını anlayabilmek için biyoloji, psikoloji ve sosyolojiden yararlanmak gerekir.
• Meyer'e göre zihinsel bozukluklar organik ve kalıtsal etkenlerin karmaşıklaştırdığı gerçekçi olmayan beklentiler ve yanlış alışkanlıklar sonucunda ortaya çıkar.
ÇAĞDAŞ PSİKOLOJiDE UZMANLIK ALANLARI
• Çağdaş Psikolojide uzmanlık alanlarını
o "Deneysel Alanlar" ve
o "Uygulamalı Alanlar" olarak sınıflandırabiliriz.
• Deneysel alanlar, daha çok akademik araştırmaları içerir.
• Uygulamalı alanlarda da akademik çalışmalarla elde edilen bilgiler pratik hayata uygulanır. Bu uygulamalardan çeşitli psikoloji alanları doğmuştur
Deneysel Alanlar
a) Deneysel Alanlar
• Deneysel alanlarda, psikolojinin amacı daha çok teoriktir. Bilmek için araştırmak
bilimsel amaç esastır. Buna Akademik Psikoloji de denilmektedir.
Bunlar;
o Genel Psikoloji : Psikoloji ile ilgili prensipleri ve davranışların temellerini araştıran, psikolojinin temel kavramalarına anlam kazandıran psikoloji dalıdır.
o Genetik Psikoloji : Davranışların ortaya çıkmasından itibaren gelişmesini,gelişme dönemlerini araştıran psikolojidir.
o Deneysel Psikoloji : Laboratuar deneylerinin yapıldığı, hipotezlerin gerçeklenmesi ile ilgili deneysel araştırmaların sürdürüldüğü ve davranışların açıklandığı psikoloji dalıdır.
o Sosyal Psikoloji : Bireyin toplumla ilişkilerini ve toplumun bireyi etkilemesi ile ilgili olaylar üzerinde araştırmalarını sürdüren psikolojidir.
o Çocukluk, Gençlik, Yetişkinlik Psikolojisi
# Çocukluk psikolojisi, bebeklikten ergenlik dönemine kadar olan davranışlarda,
# gençlik psikolojisi, 12-20 yaşlar arasındaki davranışlarda
# yetişkinlik psikolojisi ise 20 yastan itibaren meydana gelen davranış değişmelerini ve gelişmelerini araştıran psikoloji alanıdır.
o Fizyolojik Psikoloji : insanin anatomik yapısı, sinir sistemi, salgı bezleri v.b fizyolojik olayların davranışlarla ilişkisini araştıran psikoloji dalıdır.
o Karşılaştırmalı Psikoloji : Farklı cinslerde görülen davranışların karşılaştırmasını ve farklılıklarını inceleyen psikoloji dalıdır.
# Ayrıca insan davranışlarını inceleyen "insan psikolojisi",
# hayvan davranışlarını inceleyen "hayvan psikolojisi" başlıca uzmanlık alanları olarak sıralanabilir.
b) Uygulamalı Alanlar
• Uygulamalı Psikoloji ise deneysel alanlarda elde edilen bulguların günlük yaşamda karşılaşılan sorunların tanımını, belirlenmesini, çözümlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanıldığı alanlardır. Başlıcaları
o Eğitim Psikolojisi,
o Klinik Psikolojisi,
o Endüstriyel Psikoloji,
o Dın Psikolojisi
o Hukuk Psikolojisi vb.
PSİKOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
• Bilimlerin amacı, olaylar hakkında kanıtlanabilir bilgiler elde etmektir. Bu amaca erişmek için izledikleri sistemli yola, her türlü araştırma tekniğine yöntem denir.
# Değişik bilim dallarında birçok yöntem kullanılır. Psikoloji de diğer bilimlerin kullandığı yöntemlerin çoğunu kendi konusuna göre kullanır.
• Bunların başlıcaları
o betimleyici ve tanımlayıcı yöntemler,
o korelasyon yöntemler,
o deneysel yöntemlerdir.
Betimleyici ve tanımlayıcı yöntemler
• Betimleme ve tanımlama amacıyla
o tarama yöntemi,
o doğal gözlem,
o görüşme ve
o vaka incelemesi yöntemlerinden yararlanılır.
• Betimleme: Bir durum, olay yada sürecin, bir evrenin özelliklerini sayıp dökme.
• Betimleyici araştırma: ilişki kurucu, varsayım sınayıcı ilk gözlemlerden hareket ederek olgulara eşlik eden özellikleri belirlemeyi amaçlayan sayım (istatistik) araştırmasıdır.
• Tarama yöntemi : Belirli sorunlarla ilgili olarak geniş kitlelerin görüşlerinin alınmasıdır. Sorular önceden hazırlanır,
# Sözgelimi,TV yayınlarının eğitime etkisi konusunda öğrenci, öretmen ve velilerin görüşlerini almak üzere bir araştırma yapabilir, Sorular görüşmeden önce hazırlanır geniş kitlelere yöneltilir.
o Elde edilen sonuçlar yorumlanır.
o Tarama amacıyla test ve anketler uygulanabilir.

TEST
• Test : İnsanların zekalarını, ilgilerini, yeteneklerini, tutumlarını, kişilisini v.b. ölçmek amacıyla kullanılır.
o Testler ölçülecek davranışları içine alacak biçimde oluşturulur.
o Testlerden alınan sonuçlar objektif (nesnel) biçimde yorumlanır.
ANKET
• Anket: Bilgi verecek kişinin doğrudan kendisinin okuyarak cevaplandıracağı sorulardan oluşmuş soru kağıtları kullanarak yazılı cevaplar aracılığıyla gözlemde bulunma işidir
DOĞAL GÖZLEM
• Doğal gözlem: Olayların doğal durumunda izlenmesidir. Güdümsüz gözlem de denilebilir.
# Oyuncakları ile oynayan çocuğun, zor bir problemi çözmeye uğraşan öğrencinin davranışlarını ona hissettirmeden, en ince ayrıntısına kadar gözleyip kaydedebiliriz.
GÖRÜŞME
• Görüşme: Görüşme, karşılıklı konuşmadır.
o Bu konuşma bir kişi ile olabileceği gibi bir grup insanla da olabilir.
o Hekim hastasına sorduğu sorularla, nasıl hastalık hakkında görüş kazanıyorsa, psikolog da çeşitli konularda yaptığı konuşmalarla öyle görüş kazanabilir.
VAKA İNCELEMESİ
• Vaka (olay) İncelemesi: Bazı durumlarda insan davranışını tanımak pek kolay olmaz.
o Olayın derinliğine inmek gerekir, insanın geçmiş yaşantıları ve çevresi davranışlarına önemli etkiler yapar, insan davranışını tanımak için bu geçmiş yaşantıların, önemli olayların (hastalık, kaza, şoklar) ve ilişki kurduğu insanların ona nasıl bir etkide bulunduğunu öğrenmek gerekir.
• Bunun için psikolog incelediği kimsenin ailesi, arkadaşları ve diğer ilgililerle konuşur.
• Elde ettiği bilgileri nesnel olarak kaydeder.
• Davranışların nedenlerini ortaya çıkarırken bu bilgilerden yararlanır.
Korelasyonel yöntemler
• Korelasyon : Birlikte değişme gösteren olaylar arasında çeşitli-anlamlılık düzeylerinde belirlenen ve nedensellik bağları kurmanın başlangıç noktası olan ilişki,
# sözgelimi "cinsiyet ile öğrenme başarısı arasında ilişki var mıdır?", ya da "matematik dersindeki başarı ile müzik dersindeki başarı arasında ilişki var mıdır?“ diye sorulabilir.
• Araştırma sonunda ileri sürülen iddia doğrulanırsa
# (müzik dersinden başarılı olanlar matematikle de başarılı ise: ya da farklı cinslerin öğrenme konusundaki başarıları da farklı ise)
• İki değişken arasında korelasyon vardır denilir.
o Korelasyon pozitif (+) ve negatif (-) yönde olabilir. Değişkenler aynı yönde değişme gösteriyorsa pozitif, ters yönde değişme gösteriyorsa negatif korelasyondan söz edilir.
Deneysel yöntemler
• Doğal gözlem, gözlem, varsayım (hipotez) ve deneyleme aşamalarından geçer.
# 1. Doğal gözlem : Olayların akışına gözlemcinin karışmadığı gözlem biçimidir.
# 2. Varsayım : (hypothesis - hipotez). Olaylar ve olgular arasında neden -sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yolu ile test edilecek (sınanacak) olan öngörü, ilk gözlemlerden yola çıkarak, olaylar arasında nedensellik ilişkisi kuracak geçici açıklama yapılabilir. Bu açıklamalar doğrulandığında yasa haline gelebilir.
# 3. Gözlem : Olayın başından sonuna kadar izlenerek görülenlerin kaydedilmesidir. Deneysel yöntemde, bu aşamada kastedilen, doğal olmayan (güdümlü) gözlemdir.
# Güdümlü gözlem: Olayların yeri, zamanı ve koşulların gözlemci tarafından hazırlandığı gözlem biçimidir. Nelerin, nasıl gözlenebileceği, nasıl kaydedileceği önceden kararlaştırılır.
DENEY
• Deney (Experiment) : Bir değişkenin etkilerini gözlemek üzere koşulları hazırlanmış gözlem ya da deneyleme sürecinin ürünüdür.
# Diler bilimlerde olduğu gibi deney yöntemi, psikolojide de araştırmaların temelidir.
# Psikoloji deneylerinde denek ya da denek grupları kullanır. En az iki denek grubu kullanılır.
# Denek gruplarının yaş, cinsiyet, eğitim, yetenek, ilgileri, öğrenim durumu ... v.b. açısından birbirlerine oldukça benzer kişilerden oluşturulmasına özen gösterilmelidir. Çünkü bu özellikleri deneyin sonucunu etkiler.
# Denek gruplarından biri, koşulları sabit tutulan
# kontrol grubudur. Diğeri de hipotezin koşullarını uyguladığımız
# deney grubudur.
ÖRNEK
• Örneğin, bir sınıfta öğrencilerin İngilizce daha iyi öğrenmeleri konusunda hiç Türkçe konuşmamanın etkisini araştırdığımızı varsayalım.
o Bunun için zeka, yaş vb. özellikler açısından eşlenebilecek iki grup oluşturulur, ikisinde de aynı konular işlenir. Birincisinde (deneme grubu) Türkçe konuşulmasına izin verilmez, ikincisinde (kontrol grubu) izin verilir.
# Sonuçta başarılar arasında fark olduğu görülürse, (di?er şartların eşit olduğu düşünülerek) varılan sonucun Türkçe konuşulmasından ya da konuşulmamasından kaynaklandığı yargısına varılır.
Araştırmalarda Ahlakî ilkeler
• Her bilim gibi psikoloji de kötü amaçlar için kullanılabilir.
• "Bilinçaltı güdülenme"; "araçlı şartlanma"; "psikobiyoloji" alanındaki araştırmalar kötü amaçlarla kullanılabilecek özellikler taşırlar.
# Ancak kötü amaçla kullanılabileceği kaygısı ile bu bilimden vazgeçmek anlamsızdır.
# Ateş yangına da neden olabilir, yiyeceklerimizi de pi?irebilir, önemli olan bilimi insanlığın iyiliği için kullanmaktır.
o Bunun için psikoloji çalışmalarının nesnel, önyargısız olması gerekir.
o İnsanlık adına bile olsa, bir tek kişiye zarar verebilecek çalışmalar yapılmamalıdır.
PSİKOLOJİNİN DİĞER BİLİMLERLE İLİŞKİSİ
• Psikolojinin felsefeden ayrılıp bağımsız bir bilim olması, onun diğer bilimlerle ilişkisinin koptuğu anlamına gelmez.
o Her bilim dalının diğerleri ile ilişkisi vardır, Ancak birbirlerine yakın olan bilim dallarının ilişkisi diğerlerinden daha yoğundur.
# Örneğin, insanı konu olarak ele alan antropoloji,etnoloji, sosyoloji, psikoloji daha yakın ilişki içindedir.
• Psikoloji - Antropoloji: Antropoloji, insanı inceleyen bilim dalıdır. İnsanın gelişim sürecini, ırkları inceler.
o Elde ettiği sonuçlar günümüz psikolojisine ışık tutar.
• Psikoloji - Etnoloji: Etnoloji, insan toplumlarının günümüzde ya da tarih öncesi dönemlerde yaşayan ilkel toplulukların kültürlerini inceler, insanın kişilisi, algıları, kanıları üzerinde içinde yaşadığı kültürün etkisi oldukça çoktur.
o Bu nedenle etnoloji çalışmaları psikolojiye yardımcı olur.
• Psikoloji - Sosyoloji : Sosyoloji toplum bilimdir. Toplumun yapısını, toplumsal sistemleri inceler.
# Toplum tek tek kişilerden oluştuğuna göre sosyoloji ile psikoloji oldukça yakından ilişkili bilim dallarıdır.
# Her iki bilim dalının ortak ürünü olarak sosyal psikoloji dalı doğmuştur.
# Ancak bununla birlikte sosyoloji ve psikolojiyi tek bir bilim dalı olarak görmek yanlıştır.
# Çünkü iki bilim dalının oldukça farklı yanları ve çalışma alanları vardır.
# Örneğin, sosyoloji yalnızca insan toplumlarını incelemesine karşın psikoloji bazı nedenlerle hayvanları da inceler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (PSİKOLOJİ BİLİMİNİN DOĞASI)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» FEN - ANADOLU - DÜZ LİSE ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANLARI 2009-2010
» 6.sınıf Matematik Görüntülü konu anlatımları(H.BURDA)
» Fen-Edebiyat fakültesi
» Bitkilerde Üreme ve Gelişme

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HAVZA İHL MEZUNLARI FORUMU :: DERS NOTLARI :: DERS NOTLARI-
Buraya geçin: