Site AnasayfaAnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (TANIM-ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR-DÜŞÜNME-HAFIZA-ALGILAMA)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
osmndrmz
moderatör
moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 48

MesajKonu: PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (TANIM-ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR-DÜŞÜNME-HAFIZA-ALGILAMA)   Paz Tem. 12, 2009 7:20 pm

PSİKOLOJİNİN TANIMI

KELİME ANLAMI
Yunanca ruh anlamına gelen psykhe deyimiyle bilgi anlamına gelen logos deyiminden yapılmıştır. Antikçağ Yunanca'sında psukhê deyimi duysal ruh anlamına geliyordu. Dilimizdeki ruhbilim deyimi de bu anlama uygundur ve özellikle ruh'la tin deyimleri arasındaki anlam ayrılığını göz önünde tutmuştur. Bu anlamda ruhbilim deyimi, canlı örgenliğin bedensel yanını inceleyen bilimi dilegetiren fizyoloji deyimine karşı olarak canlı örgenliğin ruhsal yanını inceleyen bilimi dilegetirir.
İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bilim.
Bir grubu, bir bireyi belirleyen hareket etme, düşünme, duygulanma biçimlerinin bütünü.
Davranışsal.
düşünüş, davranış biçimi.
Psikolojinin tanımı,gözlenebilen,ölçülebilen insan ve hayvan davranışlarıdır.
Psyche + Logos kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Psyche ruh anlamına gelir, logos da bilim/bilgi demektir. Psychelogos yani Psikoloji kelime anlamıyla "ruhbilim"dir.
Ayrıca kısaca insan ve hayvanların içinde sakladıklarını dışavurmasıdır.
BİLİM OLARAK PSİKOLOJİ
İnsan bir canlı olarak çevresine uyum sağlamak ve kendi içinde de dengeli bir gelişme sağlamak ister. Psikoloji de elde ettiği yasaları yine insana uygulayarak onun davranışlarını açıklayabilir, önceden kestirebilir, kontrol edebilir. Böylece, insana bu gelişim ve uyum sürecinde yardımcı olabilir.
Günümüzde psikolojinin bulgularından, çok değişik alanlarda yararlanılır. Eğitim, tıp, endüstri, ekonomi alanlarında psikolojik bilgilerin kullanımı, insanların daha başarılı olmasını sağlamaktadır. Büyüme, gelişme, yetenekler, ilgi, zekâ, heyacan, bellek, düşünme, öğrenme konularında elde edilen psikolojik bilgilerin eğitim alanında kullanılmasıyla bu alanda başarı yükselmiş, daha sağlıklı, daha modern bir eğitim anlayışı gelişmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
osmndrmz
moderatör
moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 48

MesajKonu: Geri: PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (TANIM-ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR-DÜŞÜNME-HAFIZA-ALGILAMA)   Paz Tem. 12, 2009 7:21 pm

EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR
1879’;;;;;da Alman psikolog Wilhelm Wundt tarafından Leipzig’;;;;;de kurulan psikoloji laboratuvarı ile psikoloji, deneysel bilim dalı unvanını kazanmıştır. İlk psikoloji deneyleri burada yapılmıştır. Psişik olaylar fizik olayları gibi incelenmeye çalışılmıştır. Daha sonra Avrupa`nın değişik yerlerinde ve Amerika`da birçok psikoloji laboratuvarı açılmıştır.
Psikoloji felsefeden ayrılıp bağımsız bir bilim haline geldikten sonra -kısmen de olsa- bazı filozofların düşünce biçimlerinin etkisinde kalmıştır. Sistem ve ekol olarak gelişen psikoloji akımları ortaya çıkmıştır. Ekoller genellikle tek yanlı görüşlerdir. İncelemek istedikleri konuyu temel ögeler açısından ele alırlar. Determinist anlayıştadırlar. Psikolojinin belli başlı ekolleri Yapısalcılık (zihin yapısı ile ilgili), İşlevselcilik (zihin göreviyle ilgili), Davranışçılık, psikanaliz ve Gestalt psikolojisidir.
20. yy. psikolojisi zihinsel süreçleri açıklamak için iç gözlem yöntemini kullanan yapısalcılıkla başladı, daha sonra psikanalitik psikoloji gelişti. Yapısalcılığa karşı olan davranışçılık ve Gestalt psikolojisi gibi akımlar ortaya çıktı. Daha önceki okulların tek yanlı determinist (belirleyici) görüşlerine tepki olarak da hümanistik (insancıl) psikoloji doğdu. 2. Dünya Savaşı sırasında ise ekoller önemini kaybederek, görüşler yavaş yavaş birbirine yaklaştı. Teorisyenler ve araştırmacıların aynı miktarda katkıda bulunduğu çoğulcu anlayış, ekollerin tek yanlı anlayışının yerine geçti. Psikolojinin günümüzdeki durumunu daha iyi anlamak için ekol ve yaklaşımları gözden geçirelim. Bu yaklaşımlar kolektif bilimsel bakış açısını da yansıtır.
1. Amaçlılık ruhbilimi (İng. Purposive psychology) 2. Askerlik ruhbilimi (İng. Military psychology) 3. Uygulamalı ruhbilim (İng. Applied psychology) 4. Atomculuk (İng. Atomism) 5. Bilimsel ruhbilim (İng. Scientific psychology) 6. Biçim ruhbilimi (İng. Gestalt psychology) 7. Bireysel ruhbilim (İng. Individual psychology) 8. Budunsal ruhbilim (İng. Ethnopsychology) 9. Çevre ruhbilimi (İng. Ecological psychology) 10. Çözümsel ruhbilim (İng. Analytical psychology) 11. Davranışçılık (İng. Behaviorism) 12. Davranışlararası ruhbilimi (İng. Interbehavioral psychology) 13. Deneysel ruhbilim (İng. Experimental psychology) 14. Derinlik ruhbilimi (İng. Depth psychology) 15. Endüstri ruhbilimi (İng. Industrial psychology) 16. Ergenlik ruhbilimi (İng. Adolescent psychology) 17. Fizyolojik ruhbilim (İng. Physiological psychology) 18. Yapısal ruhbilim (İng. Structural psychology) 19. Genel ruhbilim (İng. General psychology) 20. Gensel ruhbilim (İng. Genetic psychology) 21. Görgül ruhbilim (İng. Empirical psychology) 22. Hayvan ruhbilimi (İng. Animal psychology) 23. Herbartçılık (İng. Herbartianism) 24. İşlem ruhbilimi (İng. Act psychology) 25. İşlevsel ruhbilim (İng. Functional psychology) 26. Kişiliksel ruhbilim (İng. Personalistic psychology) 27. Kültür ruhbilimi (İng. Cultural science psychology) 28. Matematiksel örnek ruhbilim (İng. Mathematical model psychology) 29. Nesnel ruhbilim (İng. Object psychology) 30. Örgensel ruhbilim (İng. Organismic psychology) 31. Öz ruhbilimi (İng. Self psychology) 32. Sayılama ruhbilimi (İng. Statistical psychology) 33. Toplumsal ruhbilim (İng. Social psychology) 34. Topoloji ruhbilimi (İng. Topological psychology) 35. Ussal ruhbilim (İng. Rational psychology) 36. Uyaran - karşılık ruhbilimi (İng. Stimulus - response psychology) 37. Varoluşçu ruhbilim (İng. Existential psychology) 38. Vektör ruhbilimi (İng. Vector psychology) 39. Yığın ruhbilimi (İng. Mass psychology)
Ayrıca:
Normaldışı ruhbilim (İng. Abnormal psychology), Biyolojik ruhbilim (İng. Biological psychology), Bilişsel ruhbilim (İng. Cognitive psychology), Karşılaştırmalı ruhbilim (İng. Comparative psychology), Gelişimsel ruhbilim (İng. Developmental psychology), Psikometrik ruhbilim (İng. Psychometric psychology), Danışmanlık ruhbilimi (İng. Counselling psychology), Eğitim ruhbilimi (İng. Educational psychology), Adlî tıp ruhbilimi (İng. Forensic psychology), Sağlık ruhbilimi (İng. Health psychology), Nöropsikoloji (İng. Neuropsychology), Psikodrama (İng. Psychodrama), Klinik psikoloji (İng. Clinical psychology), Sağlıkbilimsel psikoloji (İng. Psychological medicine), Psikanaliz (İng. Psychoanalysis), Psikopatoloji (ing. Psychopathology), Grup psikolojisi (İng. Group psychology), vb. alanlar da mevcuttur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
osmndrmz
moderatör
moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 48

MesajKonu: Geri: PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (TANIM-ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR-DÜŞÜNME-HAFIZA-ALGILAMA)   Paz Tem. 12, 2009 7:21 pm

ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
Bilimlerin amacı, olaylar hakkında kanıtlanabilir bilgiler elde etmektir. Bu amaca erişmek için izledikleri sistemli yola, her türlü araştırma tekniğine yöntem denir. Değişik bilim dallarında birçok yöntem kullanılır. Psikoloji de diğer bilimlerin kullandığı yöntemlerin çoğunu kendi konusuna göre kullanır. Bunların başlıcaları betimleyici ve tanımlayıcı yöntemler, korelasyonel yöntemler, deneysel yöntemlerdir.
Betimleyici ve tanımlayıcı yöntemler: Betimleme ve tanımlama amacıyla tarama yöntemi, doğal gözlem, görüşme ve vaka incelemesi yöntemlerinden yararlanılır.
Tarama yöntemi: Belirli sorunlarla ilgili olarak geniş kitlelerin görüşlerinin alınmasıdır.
Test: İnsanların zekâlarını, ilgilerini, yeteneklerini, tutumlarını, kişiliklerini vb. ölçmek amacıyla kullanılır.
Anket: Bilgi verecek kişinin doğrudan kendisinin okuyarak cevaplandıracağı sorulardan oluşmuş soru kayıtları kullanılarak yazılı cevaplar aracılığıyla gözlemde bulunma işidir.
Doğal gözlem: Olayların doğal durumda izlenmesidir.
Görüşme: Görüşme, karşılıklı konuşmadır. Bu konuşma bir kişiyle olabileceği gibi bir grup insanla da olabilir.
Vaka: Bazı durumlarda insan davranışını tanımlamak pek kolay olmaz. Olayın derinliğine inmek gerekir. İnsanın geçmiş yaşantıları ve çevresi davranışlarına önemli etkiler yapar. İnsan davranışını tanımak için bu geçmiş yaşantıların, önemli olayların ve ilişki kurduğu insanların nasıl bir etkide bulunduğunu öğrenmek gerekir. Bunun için incelenen kimsenin ailesi, arkadaşları ve diğer ilgililerle konuşulur. Elde edilen bilgiler nesnel olarak kaydedilir. Davranışların nedenleri ortaya çıkarılırken bu bilgilerden yararlanılır.
Korelasyonel yöntemler:
Korelasyon: iki değişken arasındaki karşılıklı ilişki miktarını gösterir. Örneğin tekrar yapmakla öğrenme arasında pozitif korelasyon vardır. Korelasyon değeri 0 ile +1 arasında olur. Sigara içmek ile ile sağlıklı olmak arasında ise negatif korelasyon vardır. Korelasyon değeri ise 0 ile -1 arasında olur. .
Deneysel yöntemler: Doğal gözlem, varsayım (Hipotez) ve deneyleme aşamasından geçer.
Doğal gözlem: Olayların akışına gözlemcinin karışmadığı gözlem biçimi.
Varsayım: Olaylar ve olgular arasında neden-sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yolu ile test edilecek olan öngörü.
Gözlem: Olayın başından sonuna kadar izlenerek görülenlerin kaydedilmesi. Deneysel yöntemde, bu aşamada kastedilen, doğal olmayan gözlemdir.
Güdümlü gözlem: Olayların yeri, zamanı ve koşullarının gözlemci tarafından hazırlandığı gözlem biçimi. Nelerin, nasıl gözlenebileceği, nasıl kaydedileceği önceden kararlaştırılır. Aktif gözlem ya da deneyleme de denilebilir.
Deney: Bir değişkenin etkilerini gözlemek üzere koşulları hazırlanmış gözlem ya da deneyleme sürecinin ürünüdür. Deney yöntemi, diğer bilimlerde olduğu gibi psikolojide de araştırmaların temelidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
osmndrmz
moderatör
moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 48

MesajKonu: Geri: PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (TANIM-ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR-DÜŞÜNME-HAFIZA-ALGILAMA)   Paz Tem. 12, 2009 7:22 pm

ALGILAMA
Algı, psikoloji ve bilişsel bilimlerde duyusal bilginin alınması, yorumlanması, seçilmesi ve düzenlenmesi anlamına gelir. Algı kelimesi (perception) Latince "almak" anlamına gelen capere, kelimesinden gelir. Önündeki per takısı "tamamen" anlamındadır. Algı çalışmasının yöntemleri, David Hume, John Locke, George Berkeley'de veya tüm bilim ve bilginin temeli olarak Merleau Ponty'nin algıyı kabullenmesi gibi deneysel epistemoloji ve mantık felsefesi çerçevesindeki psikolojik yaklaşımlar içersinde gerekli biyolojik yaklaşımlardan psikolojik yaklaşımlara kadar farklılık gösterir.
Kolaylıkla duyum ile karıştırılabilmektedir. Ayrımı belirleyen temel etken duyumda bir yorumlama, anlama söz konusu 'olmamasıdır'.
Örnek: Yolun karşısından gelen arkadaşımız bize doğru yürümektedir ve açıkça bize doğru yürürken bize doğru bakmaktadır. Ancak yanımızdan hiç oralı olmayıp geçer giderse problem duyum algı farkına işaret ediyor olabilir. Yani bizim görüntümüz onun gözüne, retinasına yansımıştır. Biyolojik yapısı içerisinde göz bu görüntüyü beyne ulaştırmıştır. Fakat beyin burada yapması gereken duyusal bilginin alınmasından sonra, seçilme, düzenleme ve yorumlama aşamalarını gerçekleştirmemiştir. Bu halk arasındaki tabirle bakmak ve görmek arasındaki fark gibi de düşünülebilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
osmndrmz
moderatör
moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 48

MesajKonu: Geri: PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (TANIM-ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR-DÜŞÜNME-HAFIZA-ALGILAMA)   Paz Tem. 12, 2009 7:22 pm

HAFIZA
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki beynimiz yaklaşık ;yüz milyar nörondan (sinir hücresi) oluşuyor. Bu kadar çok nöronun bilgi depolama kapasitesi dünyadaki bilgilerin çok büyük bir kısmını içerebilecek büyüklüktedir. Bilgilerin nöronlara yüklenebilmesi öğrenmedir.Nöronlara yüklenen bu bilgilerin bulundukları yerden çağrılabilmesi ise hatırlama dediğimiz süreçtir.Nöronlara yüklenmiş olan bilgi kümeleri arasında bağlantı oluşturabilmek üretici zekanın ortaya çıkmasına yol açar. Hafıza, öğrenebilmeyi (yani bilginin depolanmasını )ve hatırlamayabilmeyi (yani bilginin depodan çağrılabilmesini) kapsar.
Beyin hücrelerine diğer hücrelerden farklı olarak sürekli yeni bilgiler yüklenir. Beyin her yeni bilgiyi aldığında beyindeki nöronların zarlarındakı elektrik potansiyeli değişime uğrar. Bu değişimleri nöronlar yeni bilgi olarak kaydederler.
Bizler çocukluğumuzdan kalma birçok bilgiyi hatırlayabiliriz. Bu durum nöronlarımızın çocukluğumuzdan beri hayatlarını sürdürmelerinin bir sonucudur. Vücut hücrelerimizin önemli bir bölümü ortalama üç ay yaşayıp ölmekte ve yerlerine yenileri yapılmaktadır. Beyin hücreleri ise varlıklarını sürdürmektedir.Beyin hücresinin ölmesi demek onun taşıdığı bilginin ömür boyu kaybedilmesi demektir.
----------
KISA DÖNEM HAFIZA
Kısa dönem hafıza, bir bilginin geçici bir süre tutulması demektir. Genelde telefon numarasını rehberden okuyup o numarayı çevirene kadar akılda tutmaktır şeklinde örneklenmektedir. Ancak genel olarak 5-10 saniyeden 3-5 dakikaya kadar tutulan, işi bittiğinde sistemden silinen bellek işlevi olarak tanımlanır.
Nöroanatomik olarak da uzun süreli bellekten farklılık gösterdiği söylenir. Kısa süreli tutulan bellek sırasında kalıcı bir döngü oluşmaz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
osmndrmz
moderatör
moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 48

MesajKonu: Geri: PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (TANIM-ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR-DÜŞÜNME-HAFIZA-ALGILAMA)   Paz Tem. 12, 2009 7:23 pm

DÜŞÜNME
-----------
|MantıK|
Mantığın batı dillerindeki bütün karşılıklarının kökü ise Grekçe Logos sözcüğüdür. Logos, ilke, düşüncü, doğanın ve aklın yasası, söz vb…;;;;; anlamlara gelir.
Terim olarak ise mantık iki ayrı anlamda kullanılır.
1) Düzgün, tutarlı düşünme tarzına ve türüne verilen addır ki günlük hayatta en çok bu anlamıyla karşımıza çıkar. “;;;;;Mantıklı ol biraz, mantıklı düşünelim”;;;;; derken mantığın hep bu anlamını esas alırız.
2) Kendisine bu bahsedilen düzgün ve tutarlı düşünme tarzını konu edinen disiplinin ya da bilimin adıdır.
LOGOS kelimesi mantığı ya da logic’;;;;;i kavramamızda bize önemli ipuçları verir.
GENEL OLARAK MANTIĞIN EN KLASİK TARİFLERİ
1) Mantık; doğru düşünme kurallarının ve formlarının bilgisidir.
2) Mantık; düşünme yasalarının bilimidir.
3) Mantık; dilsel ifadelerin, dile getirmelerin, dilsel anlatımların formel koşullarının öğretisidir.
4) Mantık; doğru önerme formlarının, kesin ifade kalıplarının kuramıdır.
İlk iki tarifte düşüncenin dil ile olan ilişkisi dile getirilmemiş. Bu bakımdan eksik sayılabilir. Çünkü biz düşüncelerimizi ancak dil ile açığa vurabiliriz. Dil ile düşünce özdeş olmasa bile birbirinden ayrılmaz bir ikili oldukları tartışılmaz. Bu bakımdan mantık dile getirilmemiş düşünceyi (o düşünce açığa çıkmadığı, çıkamayacağı için) inceleyemeyeceği için, tersinden yine aynı anlamı verecek şekilde söylersek; Mantık, sadece dile getirilmiş düşünceleri yine dilsel kalıplar içinde inceleyebileceğinden, aslında düşüncenin bizatihi kendisini değil, ancak ve sadece ifadelendirilmiş şekli olan dilsel formunu inceleyebilmektedir.
Öncelikle şunu anlamak lazım; Mantık adı verilen disiplin düşüncenin her türlüsünü kendine konu almaz, o, düşüncenin içeriğiyle değil, sadece formu, biçimi, şekli ile ilgilenir. Yani mesela, mantık, düşüncenin nasıl oluştuğuyla ilgilenmez, işlevleriyle, neden ve sonuçları ile de ilgilenmez, o sadece birden fazla düşünce arasındaki AKIL YÜRÜTME ilişkilerini ele alır ve akıl yürütmeleri kendi içlerinde GEÇERLİLİK ve GEÇERSİZLİK yönleriyle inceler. Buradan anlaşılan o ki Mantık, sadece, Akıl Yürütmeler sonucu ortaya çıkan düşüncelerin geçerli ya da geçersiz olduğuna hükmeder. O halde bu akıl yürütme nedir?
AKIL YÜRÜTME VE GEÇERLİLİK
Herhangi bir şey hakkında kesin bir kanaatiniz vardır ve bu kanaatinizi bazı ön kanaatler sonucu elde etmişsinizdir. “;;;;;O şöyleyse bu böyledir, o halde şu da şöyle olur”;;;;; şeklinde düşünür ve bunlardan hareketle bir sonuca varırsınız. Dikkat ediniz ortada birden fazla düşünceniz vardır ve bu düşüncelerinizden birisini, sonra gelenin kanıtlayanı durumuna sokmuşsunuzdur. Buradan da bir sonuca vardığınız zaman akıl yürütmüş olursunuz.
Demek ki Akıl Yürütme; En az iki düşünce arasında, bu düşüncelerden birini diğerinin kanıtlayanı yaparak buradan bir sonuca ulaşmaktır.
Ancak bu tarif eksiktir. Neden? Çünkü dedik ki; düşünceler kendisini ancak dil aracılığıyla dışa vurur, belli eder, dolaylı olarak incelenebilir hale getirir. O halde yukarıdaki tarifte “;;;;;en az iki düşünce arasında”;;;;; ibaresinden kaynaklanan boşluğu doldurmak lazım. Bu boşluğu ise “;;;;;Önerme”;;;;; kelimesiyle doldurabiliriz.
Önerme; Bir yargı/hüküm bildiren, doğru ya da yanlış olabilen cümle türüdür.
Yani dilbilgisindeki haber cümlesi/yargı cümlesi tabiri, mantıkta Önerme adıyla anılır.
Şimdi tam bir tarif yapabiliriz;
AKIL YÜRÜTME; En az iki önerme arasında bu önermelerden birini diğerinin kanıtlayanı yapıp bir sonuç, bir yargı, bir hüküm çıkarma işlemidir.
Bu ‘;;;;;En Az İki Önerme’;;;;;den önce gelenine “;;;;;Öncül”;;;;;, bu öncül sayesinde kanıtlanan, gerekçelendirilen önermeye ise “;;;;;Sonuç”;;;;; ya da “;;;;;Sonuç Önermesi”;;;;; denir.
İşte mantığın asıl konusu burada ortaya çıkar. Mantık, öncül ile sonuç arasındaki kanıtlama bağıntısını inceler. Öncülden böyle bir sonuç çıkar mı, bu çıkan sonuç öncülün sonucu mudur, öncül sonucu gerçekten kanıtlıyor mu, vs. gibi durumları inceler.
Hatta bazı mantıkçılar mantığın temel konusu için; ‘;;;;;Bir akıl yürütmede öncül veya öncüllerin sonucu kanıtlayıp kanıtlamadıklarını denetlemek’;;;;; fikrini ileri sürerler.
Bu önermelerin mutlaka Öncül ve Sonuç sırasını takip etmesi gerekir.
GEÇERLİLİK
Bir akıl yürütme işleminde, sonucun/sonuç önermesinin, öncülden/öncüllerden zorunlu olarak çıkmasına geçerlilik denilir.
Yani sonuç önermesi, öncüllerden zorunlu olarak çıkıyorsa, son önerme, öncüllerin zorunlu sonucuysa, öncüller, sonucu zorunlu kılıyorsa, bu akıl yürütme geçerli bir akıl yürütmedir.
Diğer taraftan bir akıl yürütmede öncüller sonucu zorunlu kılmıyorsa geçersizlik söz konusudur.
p Bütün insanlar kuştur.
q Ali de bir insandır.
r Öyleyse Ali de bir kuştur.
Burada öncüllerden hareket edilerek elde edilen sonuç (çıkarım=r)önermesi mantık bakımından geçerlidir. Çünkü taşıdığı anlam, şekil(form) bakımından birebir öncül önermelere (p ve q) uygundur. Ancak sonuç önermesi (çıkarım=r), öncul önermeler (p veq)'e bilgi(epistemik) bakınımdan uymadığı için(öncül önermeler de epistemik bakımdan yanlıştır) yanlıştır. Ancak mantık içerikle ilgilenmediğinden bu önermeyi geçerli olarak ele alacaktır. Demek ki mantıkta bir önermenin doğruluğu ile geçerliliği arasında bir ilişki yoktur. Yani geçerlilik, doğruluk değerinden bağımsızdır.
Önermelerin içeriksel(epistemik) doğrulukları bir ‘;;;;;Bilgi’;;;;; konusudur. İçeriği doğru önermeler elde etmek bilimin işidir, mantığın değil. İşte mantığın ‘;;;;;Formel’;;;;; özelliği burada ortaya çıkar. Mantık, ne bilimler gibi önermelerin içeriksel doğruluğuyla ne de felsefe gibi mahiyetleri ile ilgilenir. Sadece formlarını ele alır ve inceler.
------------------------------------------
|ProbleM ÇözmE|
Birey ve grubun içinde taşadığı çevreye uyum sağlaması durumunda ortaya çıkan olumsuzluklar ve çatışmalar problem olarak değerlendirilir ve bu durumdaki birey ve grupların ortaya çıkan olumsuzluklar ve çatışmalarla yapacakları mücadeleyede problem çözme denir. Bazı belirli problem çözme stratejileri kullanarak doğru sayılabilecek veya çoğunluğun kabul edeceği çözümlere ulaşmak mümkündür.
"http://tr.wikipedia.org/wiki/Problem_çözme"'dan alındı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (TANIM-ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR-DÜŞÜNME-HAFIZA-ALGILAMA)   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
PSİKOLOJİ DERS NOTLARI (TANIM-ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR-DÜŞÜNME-HAFIZA-ALGILAMA)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» FEN - ANADOLU - DÜZ LİSE ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANLARI 2009-2010
» 6.sınıf Matematik Görüntülü konu anlatımları(H.BURDA)
» Fen-Edebiyat fakültesi
» If Clause Type 1 (1. Tip Şart Cümleleri)
» Bitkilerde Üreme ve Gelişme

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HAVZA İHL MEZUNLARI FORUMU :: DERS NOTLARI :: DERS NOTLARI-
Buraya geçin: