Site AnasayfaAnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 NURCULUK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
miko
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 36

MesajKonu: NURCULUK   Paz Tem. 12, 2009 8:06 pm

Nur Cemaati (veya Nurculuk[1]) Said Nursi tarafından kurulan ve Risale-i Nur Cemaati olarak da bilinen İslami cemaat.

Cemaat üyeleri Said Nursi'nin görüşlerinden yola çıkarak oluşmuş düşünce akımını benimser, Sünni İslama bağlıdır. Nur Cemaati, bir tasavvuf tarikatı değildir. Başlıca esası Said Nursi'nin yazılarının (Risale-i Nur) okunması ve yorumlanmasına dayanır.

Said-i Nursi tarafından yazılan 130 bölüm 6000 sayfadan oluşan Nur Risaleleri'ni okuyan, risalelerdeki fikirleri benimseyenlere ve daha ötesinde risaleleri başkalarının da okuması için çoğaltıp dağıtan ve bu amaç doğrultusunda dini kurslar açanlara Nurcu denir. Tarikatlarda oduğu gibi şeyhten el alma, postnişi olma yoktur, bir şeyhin mutlak hakimiyeti yerine şûraya, kararların danışmayla alınmasına önem verildiği sanılmaktadır.[2] Tarikatlardaki şeyhe mutlak bağlılık akidesi yerine kıdemli ağabeylerin kararlarına hürmet etmeyi gerektiren yazılı olmayan bir hiyerarşinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu hiyerarşide Ağabeyler üst, Şakirtler (din eğitimi alan öğrenciler) asttır. Nur Risaleleri'ni başkalarının okumasını sağlamaya ve risalelerdeki dünya görüşünü duyurup taraftar toplamaya Hizmet denir. Bu açılardan klasik tarikat bünyesinden farklılıklar gösterirler.

Nurculuk, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından 20 Eylül 1965 tarihinde alınan kararda suç kabul edilmiştir. 1991 yılında 47. Yıldırım Akbulut hükümeti döneminde karara esas teşkil eden Türk Ceza Yasası'nın 163. maddesi kaldırıldığı için Yargıtay kararının da işlerliğini yitirdiği savunulmuştur. Artık risalelerin okunması, yayınlanması, satılması ve ücretsiz dağıtımı serbestçe yapılmaktadır


Said-i Nursi 1960 yılında öldükten sonra "ağabeyler" denilen sözüne itibar edilen, yaşça büyük Nurcular Zübeyir Gündüzalp'i kendilerine yeni üstad (önder) olarak belirlediler. Hüsrev Altınbaşak yaşça daha büyüktü ve kendisinin üstad seçilmesini istiyordu. Hüsrev Altınbaşak ve çevresindeki grup, risalelerin latin harfleriyle basılmasına da karşıydı, bunun yerine el ile ve arap harfleri ile yazılıp çoğaltılmasından yanaydı. Böylece Nurculuk, Yazıcılar ve Okuyucular diye iki gruba ayrıldı. Yazıcılar latin harfleri ile risalelerin basılmasına Kur'an'a küfür yazısı ile hizmet olmaz diye karşı çıkarken Okuyucalar grubu latin harfleri ile matbaada risalelerin seri olarak çoğaltılıp yayılmasından yanaydı.[3]


1982 yılında anayasa referandumunda Okuyucular arasında bir bölünme daha oldu. Anayasa'ya evet diyen gruba Şuracılar, hayır diyen ve Yeni Nesil gazetesi ile temsil edildiği söylenen gruba ise Gazeteciler denildi. Günümüzde Yazıcılar grubunun etkinliği daha azdır. Fethullah Gülen önceleri Okuyucular grubuyla ilişki içindeymiş gibi görünürken daha sonra bağımsız hareket etmeye başlamıştır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://mikailkonukcu.tr.gg
miko
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 36

MesajKonu: M.FETHULLAH GÜLEN   Paz Tem. 12, 2009 8:07 pm

Erzurum'un Pasinler ilçesi Korucuk Köyü'nde doğan Gülen'in babası Ramiz Bey cami imamı, annesi Rafia Hanım ev kadınıdır. Gülen; altısı erkek, ikisi kız, sekiz kardeşin ikincisidir. İlkokul, ortaokul ve imam hatip lisesini dışarıdan bitiren Gülen, Osman Bektaş'tan din eğitimi almıştır.[4]

Erzurum Komünizmle Mücadele Derneğinin kuruluşunda bulunmuştur.[5]

Askerlik öncesi ve sonrasında Edirne Üç Şerefeli Cami'de toplam 4 yıl süre ile imamlık yaptı. Askerlik hizmetini Ankara Mamak ve İskenderun'da tamamladı. Edirne'deki görevi sonrası Kırklareli'ne tayin olup bir yıl vaizlik yaptı. 1966'da İzmir'e vaiz atanan Gülen, Kestanepazarı Camii'nde vaazlar verdi, Kur'an kursu idareciliği yaptı. Gezici bölge vaizi görevi ile 1971 yılına kadar Ege Bölgesi'nin çeşitli il ve ilçelerinde vaaz ve sohbetlerde bulundu. Edremit'in Suturen, Kemalpaşa'nın Ören ve Yiğitler ile Manisa'nin Turgutlu ilçesinin Ahmetli bucağında Said-i Nursi öğretilerinin belletildiği kamplar kurdu.[6] Bu kamplarda çocuklara karşı şiddet kullanıldığına yönelik suçlamalarda bulunulmuştur. [7]

1971 yılında 12 Mart muhtırası dönemindeki Türk Ceza Yasası'nın 163 maddesinde tanımlanan irticai faliyetlerinden dolayı ilk kez mahkemeye çıkarıldı ve 3 yıl hapis cezası aldı. İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin 20.9.1972 gün ve 3/36 sayılı kararıyla Türk Ceza Yasası'nın 163. maddesine muhalefetten verilen karar Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 1973/146-242 sayılı kararıyle mahkûmiyete dönüştü. 1974 yılında Bülent Ecevit'in Başbakanlığındaki 37. hükümet döneminde çıkarılan af kanunuyla mahkûmiyet kararı af kapsamına girdi. 7 ay tutukluktan sonra serbest kalan Gülen, Balıkesir'in Edremit ilçesi ve Manisa ilinde vaizlik görevlerine devam etti. Daha sonra İzmir'in Bornova ilçesi vaizliği görevine atandı.

12 Eylül döneminde askeri yönetim tarafından hakkında çıkarılan tutuklama emri dolayısıyla resmi kurumlardan uzak durdu[kaynak belirtilmeli]; 1986 yılında Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce hakkında takipsizlik kararı verildi.[kaynak belirtilmeli] 1980 askeri ihtilalinden sonra İzmir'i terk etti. Anadolu'da çeşitli illerde dolaştı, dost ve akrabalarını ziyaret etti. 20 Mart 1981 tarihinde vaizlikten istifa etti. 12 Ocak 1986 tarihinde Burdur'da tutuklandı. Sorgulandı ve İzmir'e getirildi burada serbest bırakıldı. 1989'da İstanbul ve İzmir'de "fahri" olarak vaazlarına yeniden başladı. 1992 yılına kadar bu vaazlarını sürdürdü. [8]

1990-1999 yılları arasında dönemin Başbakanları Turgut Özal, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit ile bir veya birden fazla görüşmeler yaptı. Bu ziyaret ve görüşmeleri basında tartışıldı.[9]

Bu makale ile ilgili orjinal metin, VikiKaynak'ta bulunmaktadır:
Susurluk Raporu1996 yılı eylül ayında basına sızan Milli İstihbarat Teşkilatı'nın Başbakanlığa gönderdiği Susurluk Raporu'nda ismi geçmişti. 1 Ocak 1997 tarihinde Kanal D televizyon kanalında Tuncay Özkan'a verdiği mülakatta raporda hakkında iddialar ortaya atılmasının yaptıkları hizmeti durdurmaya çalışan şer güçlerin işi olduğunu söylemişti.

Kalp anjiyosu için gittiği ABD'de 10 Eylül 1997 tarihinde ABD'nin en etkili Musevi lobisi olan ADL başkanı Abraham Foxman ile ve 19 eylülde New York eyaleti Katolik Kilisesi Kardinali John O'Connor'la Görüşme yaptı. Buna mukabil, 21 Kasım 1997 tarihinde Vatikan'ın İstanbul temsilcisi Georges Marovitch ve beraberindeki Süryani Hristiyan cemaatinden bazı din adamları kendisini ziyaret etti.

Fethullah Gülen, Dinlerarası Diyalog hareketi kapsamında 9 Şubat 1998 tarihinde Papa II. John Paul ile görüştü.[10]

Bu makale ile ilgili orjinal metin, VikiKaynak'ta bulunmaktadır:
Fethullah Gülen Hakkındaki Savcılık İddianamesi
Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 22 Ağustos 2000 tarihinde Fethullah Gülen hakkında "Laik Devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak " gerekçesiyle 10 yıla kadar ağır hapis istemi ile yargılama başlatıldı. Gülen için, 11 Ağustos 2000 tarihinde Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi heyeti tarafından Ceza Muhakameleri Usul Kanunu'nun 104. maddesi gereğince, oybirliğiyle gıyabi tutuklama kararı alındı. [11]

Yargılama, Bülent Ecevit başkanlığındaki 57. Hükümet döneminde, 2003 Mart ayında 23.04.1999 tarihinden önceki suçlar için geçerli olmak kaydıyla çıkardığı 21.12.2000 tarih ve 4616 sayılı Şartla Salıverilme Yasası�nın (kamuoyunda daha sonra Rahşan affı diye anılmaya başlanan) 1/4. maddesi uyarınca 5 yıl süresince ertelendi. Af yasası çerçevesinde 2000/124 Esas,10.03.2003 tarih ve 2003/20 sayılı dava bir kesin hükme bağlanamayarak sonuçlandırılamadı. Bu süre içinde Fethullah Gülen'in aynı cins veya daha ağır bir suç işlemesi durumunda yargılamanın yeniden başlaması kararlaştırıldı.

Bu makale ile ilgili orjinal metin, VikiKaynak'ta bulunmaktadır:
Terörle Mücadele Kanunu5 Mayıs 2006'da Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki 59. AKP hükümetinin 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nda yaptığı değişiklikler nedeniyle örgüt kapsamındaki suçlarda "baskı, korku, sindirme ve cebir ve şiddete başvurma" şartı aranmaya başladı. Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinin bir bölümü Terörle Mücadele Kanunu değiştiği için geçerliliğini yitirdi. Davaya tekrar bakan Mahkeme, Emniyet Müdürlüğünün verdiği rapor doğrultusuna suçun oluşmadığı hükmüne vararak sanığın beraatine kararı verdi.[12] 8 Mayıs 2006 tarihinde yazar Ergün POYRAZ, 1999 yılında kendisinin müşteki ve müdahil olarak başlattığı, 2000 yılında çıkarılan Şartlı Salıverme Yasası nedeniyle karara bağlanmadan durdurulan ve daha sonra Mayıs 2006'da Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin beraat kararı ile sonuçlanan davada kararın temyizi için başvurdu. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, suç fiilinin devam ettiğine ve 11. Ankara Ağır ceza Mahkemesi'nin verdiği beraat kararının geçersiz olduğuna hükmetti. Yine de 5 yıllık zaman aşımının dolması sebebiyle davanın beraat nedeniyle değil zaman aşımından düşmesine hükmetti.

Gülen, Mart 1999'dan bu yana ABD'nin Pennsylvania eyaletinde bir çiftlikte yaşamaktadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://mikailkonukcu.tr.gg
yolcu

avatar

Mesaj Sayısı : 8

MesajKonu: Geri: NURCULUK   Paz Tem. 19, 2009 4:43 pm

bilgilendirme için teşekkür ederim. bir çoğunu yeni duyuyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: NURCULUK   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
NURCULUK
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HAVZA İHL MEZUNLARI FORUMU :: İSLAM :: GENEL İSLAMİ KONULAR-
Buraya geçin: